İş ve Yönetim

KategoriEtkinlik Paylaşımları

Yetenek Yönetimi Sorun Mu Çözüm Mü?

david-clutterbuck_316_pix_circle_imagePeryön 16. Dünya Kongresinin dikkat çeken oturumlardan biri de Prof. Dr. DAVID CLUTTERBUCK’ın yetenek yönetimi üzerine yaptığı sunumdu. Aldığım notlardan derlediğim yazımı sizlerle paylaşıyorum.

İnsan kaynakları zor sorulardan ibaret. Zor soruları her zaman kendine sormalıdır.  Yetenek yönetiminde doğru yöntemleri kullanıyorsak neden hala yanlış insanlar terfi almaktalar? Cevabı çok net. Yetenek yönetiminde kullanılan uygulamalar yanlıştır.

Yetenek yönetiminde birçok yöntem var. Bölüm yöneticilerinin liderlik becerisi ile gerçeklik birbirine örtüşmüyor. Lider birisini terfi ettirmesi gerekirken yönetebileceği kişileri tercih ediyorlar.

Yetenekle ilgili algılarımız ön yargılardan ibaret. Daha uzun boylular, güzeller, yakışıklılar yetenekli olarak algılanırken; şişman, kısa boylu ve karizmatik olmayan yeteneksiz olarak algılanıyorlar.

Yetenekli kişiler sadece kendilerini değil, çevresini de geliştirmeye çalışan kişilerdir. Sahte yetenekler kendilerini amaç edinir.

Yetenek üç faktörden oluşur:

  1. Beklenti
  2. Yapabilirlik
  3. Uygulanan Enerji

Sosyopatlara karşı organizasyonun dikkatli olması gerekir. Basit manipülasyonlarla sisteminizi egale edebilirler. “Biz İK olarak uyardık bu aday terfi için uygun değildi..” demek yanlış bir anlayış. İK bu durumlarla mücadeleden kaçmamalı.

Yedeklemeyi şimdiden yapalım 2 yıl sonra yine değerlendiririz demek de yanlışlardan biri. Hayat devam ediyor. Yedekleme planı sürekli güncel tutulmalı.

Havuz sığdır. Yetenek havuzu yerinde daha canlı kavramlar gündeme gelmeli. Yetenek Boru Hattı, Yetenek Enerjisi gibi.

Yetenekle Şirket Arasındaki İletişim dört şekilde gerçekleşir.

  • Yeteneğin kendi kafasındaki konuşma
  • Yetenek-Yönetici Arasındaki konuşma
  • İK-Yönetici arasındaki konuşma
  • Informal öğrenme ve liderlik arasındaki ilişki. Bunlardan biri sağlıksız olduğunda bşarısızlık kaçınılmaz oluyor.

Son olarak tavsiyem yetenekleri kontrol altına almaya çalışmak yerine güç vermenizdir. Bunu yaparsanız kurumlarınız gelişir.

Faydalı bulduysan paylaş;

Çetin Zamanları Yönetmek

20-21 Ekim Tarihlerinde gerçekleşen Peryön 16. Dünya Kongresinin önemli başlıklarından birisi Çetin Zamanları Yönetmek oldu. 2016 başlarken sıradan bir yıl olarak gözükse de yaşadığımız darbe girişimi, ekonomik sıkıntılar, OHAL, dünya genelindeki sorunlar hepimizi ağır bir şekilde etkiledi. Yaşamın normale dönebilmesi için işlerimizin yoluna girmesi önem taşıyor.

Şirketlerin bu zorlu savaşta neler yapması gerektiği üzerine Nelih Akay moderatörlüğünde, Ahmet Dördüncü (Akkök Holding CEO), Ahter Kutadgu (Doğan Holding Yöneticisi), Yetik Kadri Mert (STFA Holding CEO) önemli deneyim paylaşımlarında bulundular. Üst düzey yöneticilerin verdiği tavsiyeler ise şöyle:

Ahmet Dördüncü (Akkök Holding CEO): 2015’in çetin geçeceğini bildiğimiz için 2016’da işimize odaklanmayı planlıyorduk. Ancak daha büyük travmalar yaşadık. 15 Temmuz süreci aklımızın ucundan bile geçmezdi. Her ne kadar kredi notu düşürülse de ülkemize güvenimizi hiç kaybetmedik.

OHAL’in daha da uzatılması gündemde. Bu dönemde parayı daha dikkatli kullanmalı ve daha çok nakitte kalmak gerekli. Çetin zamanlarda minimum düzeyde risk alarak basiretli tüccarlara yakışan şekilde davranmak gerekir.

Yetik Kadri Mert (STFA Holding CEO): Expatlar bana bu kadar belirsizlikte nasıl bu kadar rahat davranabildiğimi sorduğunda bağışıklık kazandığımız söylüyorum. Artık değişik senaryolarla planlamaya daha çok vakit ayırmalı ve sağlıklı bir şekilde uymalıyız. Türkiye’nin çok büyük bir potansiyeli var. Krizler fırsatları da beraberinde getiriyor. Yapısal tedbirlerle çetin zamanlar daha iyi yönetilebilir. Zamanı geri alamadığımız için krizle fırsatı aynı anda düşünmeliyiz.

Kriz dönemlerinde nakitiniz varsa fırsata çevirebilirsiniz. Gelişmiş ülkeler çetin zamanlarda yapısal değişikliklerle mücadele ediyor. Bu dönemde eğitimleri daha da arttırmalıyız.

Ahter Kutadgu (Doğan Holding Yöneticisi): İnsanlar içten profesyonellikle içinde bulunduğu zamanı 4/4’lük yaşamak zorundadır. Hem iş hem sosyal hayatta başarılı olan insanlar “gerçek” başarıyı elde edebilirler. Yöneticiler belirli bir plana saplanma eğilimindeler. Benim planım en iyi plandır demek hayatı zorlaştırıyor. İş hayatında planlarımızın esiri olmamalı ve saplantı haline getirmemeliyiz. Yaşadığımız sorunları çözmek için kendimize kronometre hedefi koymalıyız. İnanıyorum ki bir saat içinde çözülemeyecek bir problem yoktur. Ruhi olarak önem verdiğimiz şeyler bizim değerlerimizdir. Akıl-vicdan-emek donanım değerlerine önem vermeliyiz. Doğru kararı doğru zamanda verebilenler ortak değerlere sahip olan kişilerdir en doğruyu ya da en iyiyi bilenler değil. Değerlerle yüklü şirketler çetin zamanlarla daha iyi mücadele edecektir. Değişim doğanın gereği var ancak gelişmek daha önemli.

CEO’ların çetin zamanlar adına verdiği öneriler bu şekilde. İlave etmek istediğiniz konuları sizlerde yorum bölümünde paylaşabilirsiniz.

Faydalı bulduysan paylaş;

Akıllı Ekipler=Akıllı Karmaşıklık

MCT 2016 İnsan Kaynakları zirvesinde elimden geldiğince uygulama odaklı oturumlara katılarak paylaşımlarımı bu doğrultuda yapmayı tercih ettim. (Ne de olsa teoriden hepimiz sıkıldık artık 🙂 ) İK blogger arkadaşım Duhan Gevren kolumdan tuttuğu gibi Dr. Alper Tengüz’ün oturumuna beni götürdü. İlginç konu başlığını görünce başladık can kulağıyla dinlemeye.. Devamını Oku

Faydalı bulduysan paylaş;

MCT 2016 Böyle Geçti

İnsan Kaynakları Profesyonellerinin bir araya geldiği ve sektörü kaynattığı en güzel ortamlar zirveler oluyor. MCT 2016’da ilk gün neredeyse kolum hiç aşağı düşmedi. Eski şirketten arkadaşlarım, çoktandır göremediklerim, blogger arkadaşlarım hepsi oradaydı.. Ama en çok Sakarya Üniversitesi İK bölümü öğrencilerinin orada olması memnun etti. Öğrenciyken böyle bir etkinliğe katılmak hem gelişim hem çevre edinmek adına çok faydalı. Sakarya Üniversitesi öğrencilerini ve hocalarını tebrik ederim. Devamını Oku

Faydalı bulduysan paylaş;