İş ve Yönetim

Kuşaklar Gerçekleri Anlatıyor Mu?

Üzerinde çok konuşulan, çok yorumlanan ancak göreceliliği tam olarak ortadan kalkmayan konuların başında kuşaklar geliyor. Öğretmenler “nerede o benim eski öğrencilerim..”, aileler “bizim çocukluğumuz da böyle değildi” derken,  patronlar “şimdiki nesil de iş beğenmiyor..” diye hayıflanıyor.

Kuşak, aynı dönemde dünyaya gelen, benzer hayati kırılımları yaşamış, ayırt edici sosyal ve tarihsel olaylara tanıklık etmiş, benzer ödev ve sorumlulukları almış kişiler topluluğu olarak tanımlanmaktadır. (1) Her kuşak içinde bulunduğu dönemden, teknolojik gelişmelerden, sosyal olaylardan ve popüler kültürden etkilenerek yoluna devam ediyor.

İnsan Kaynakları gündeminin neredeyse önünden kalkmayan konuların başında kuşaklar geliyor. Baby Boomers, X’ler, Y’ler, Z’ler.. Kuşaklar birbirini anlamalı, kaynaşmalı, aynı dili konuşmalı önerileri peşi sıra geliyor. Popüler şekilde masamıza konan kuşaklar meselesi İnsan Kaynakları açısından neyi ifade etmeli?

Bu bağlamda kuşakların nasıl ortaya çıktığına dikkat etmek gerekir. Kuşaklar “Pazarlama Temelli” kategorilere sahip. Kuşak ayrımının temeli pazarlama faaliyetlerinin nasıl yürütüleceğine dair yapılan araştırmalara dayanıyor. Yani “Üretilenleri nasıl tükettirebilirim?” sorusuna cevap aramak için yapılan araştırmalara..

İster istemez aklıma şu soru geliyor: “Acaba bana satılmak ve inandırılmak istenen şeylere göre mi kendimi şekillendiriyorum? Bir Truman Show’un içinde miyim?”

Pazarlama temellerine göre içinde bulunduğum Y Kuşağı genel hatlarıyla şöyle tanımlanıyor(2):

  • Sadakat duyguları az
  • Otoriteyi zor kabullenen
  • Bağımsızlığına düşkün
  • Bireyci
  • Teknolojiyle büyüyen

Bu davranış kalıbı tanımlanmasıyla birlikte hangi durumlarda nasıl davranmasıyla ilgili olarak Dünya Pazarlama Endüstrisi, Hollywood kanalı üzerinden mesajlarını vermeye başlıyor. Peki, Y Kuşağı büyürken kulağına Hollywood üzerinden neler fısıldandı?

  • Sadakat Duygusu Az: Affedilmeyen (Unforgiven) filminde tetikçiliğe tövbe eden William Munny aracılığıyla “İşler iyi gitmediği zamanlarda ilkelerinden vazgeçip katilliğe geri dönebilirsin.” mesajı verilmiş ve izleyici tarafından çok beğenilmiştir. Yani bu filme göre insanın sadakat zorunluluğu bulunmuyor.

unforgiven

  • Otoriteyi Zor Kabullenen: Üçüncü Dünya Savaşı’nın ardından faşistlerin hakim olmasını, rejim ve barışı korumak adına insan duygularını Prozium adlı ilaçla kontrol altında tutulmasını anlatan İsyan (Equilibrium) filminde esas oğlan John Preston ilacı içmeyi unutarak duyguları olduğunun farkına varır ve Halil Sezai tadında İsyeeeaaannn.. diyerek otoriteye kafa tutabilirsiniz mesajını verir.

EQUILIBRIUM

  • Bağımsızlığa Düşkün: Bu mesaj hiç kuşkusuz hepimizin tanıdığı Mel Gibson’ın hem yönetmeni hem oyuncusu olduğu Cesur Yürek filmi ile verilmiştir. Kendisine yapılan kötülüğe karşılık verirken İskoçları da İngilizlere karşı ayaklandırarak bağımsızlığın önemi vurgulamıştır.

brevehearth

  • Bireycilik: Rambo filminde işlenen bu özellik Rambo’nun kendi kurallarına göre davranması, haksızlıklarla tek başına mücadele edilmesi gerektiğini ve istenirse tek başına bir ordu ile başa çıkılabileceği mesajını bizlere verdi.

rambo

  • Teknolojiyle Büyüyen: Bu mesaj hiç kuşkusuz fütürist çizgilerle donatılmış Geleceğe Dönüş filmiyle önümüze çıktı. Marty Mcfly’in zaman makinası “teknolojiyi kullanırsan güçlü olursun” mesajını bize iletti. 2000’li yıllarda uçan arabaları hayal etmiştik ancak metrobüsten öteye hala gidemedik 🙂 (3)

Back-To-The-Future

Pazarlama temelli kuşaklar ayrışmalarının üzerine İnsan Kaynakları adına bilimsel ve detaylı bir araştırma bulunmuyor. Öngörülere, gözlemlere ve hissiyatlara dayanan tanımlamalar var ancak yeterli düzeyde değil.

Göreceliliğin ortadan kalkması ve bilimsel temele dayanması için detaylı bir araştırma yapılmasına ve İnsan Kaynakları’nın oluşan veriye göre konuyu gündeme alması doğru uygulamaların ortaya çıkmasını sağlar.

Faydalanılan Kaynaklar:

(1)TDK, Büyük Felsefe Sözlüğü

(2) Nabza Göre Şerbet, Kuşağa Göre Etkinlik: Eğlencenin Pazarlanması Ve Kuşaklar- Arş.Gör.Ceyda DENEÇLİ ve Dr.Sevda DENEÇLİ

(3) Filmler izlenmiş olup çıkarımlar tarafımdan yapılmıştır

Faydalı bulduysan paylaş;

Yazar Hakkında Tüm gönderileri görüntüle

Metin AKKAYA

Lisans eğitimini İşletme bölümünde tamamlayan Metin Akkaya, Yüksek Lisans Eğitimini İstanbul Üniversitesi’nde “Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları” alanında tamamlamıştır. “İnsan Kaynakları” ve “Organizasyonel Gelişim” alanında uzmanlaşmıştır.
Devamı..

YorumlarYorum Yaz

  • Metinciğim eline emeğine sağlık harika. Bir de harcama kabiliyetleri tüketim yetenekleriyle insanların tercihlerinin, yanında eşi olan kişilerin alış-veriş tercihlerinin vb durumların önemi de büyük. A, A+, A++ vb bir çok tüketim gücü ve içinde bulunulan grubun özelliğini taşıyan insan var. Bunları da araştırmalarla Pazarlamacılar güzel keşiflerle yönlendiriyorlar. Yöneticilik eğitimlerinde şu meşhur kol saati konusunu işlerler. Alım gücü harcama kabiliyeti güçlü insanalar pahalı kol saati. Alıcı sayısı arttıkça ve daha fazla kişi satın aldıkça çıtayı yükselterek müşterilerinin prestijini korurlar, konusunda olduğu gibi. Ama tabi bu kuşak konularının siyasi ve sosyo-kültürel meseleleri de oldukça önemli. Şer güçler diye ifade edebileceğimiz, rakip ve düşmanlar medeniyetler çatışmasında bu konulara önemle eğilirler diye ifade eder alimler. Dünya nüfus diyagramları ortada, yarın ezik kalacağını bilen bir güç, rakibini şimdiden balans ederse, mevcut durum devam edeceğinden siyasi, ekonomik ve teknolojik üstünlüğünü muhafaza ederek güçlü kalabilir. Bir de dinler ve metafizik alemlerinden kaygılanan ve esinlenen açısı var ki çok daha karmaşık ve zor, anlaşılması ise yukarıdaki güncel ve tuhaf şeylerin tamamını içererek bir rekabet söz konusu. Bazı kaynaklara göre dünyadan önce şeytan ile Adem mücadelesi ile başlayan bu meselelerde, şeytanileşmiş habis mahfillerin dünya da insanlık için kendilerince ruhlarını esaretten kurtaracak bir fedakarlıkta imha ve çocuklarını kontrol ile toplumu bir kaç kuşakta ele geçirme ile rakip ve düşmanlarını dize getirip “gohim” köle vb şeyler haline getirme. Tabi bir de kendi toplumumuzun içinden geçtiği süreçte güçlerin rekabetinde içerideki durum var ki muazzam derece de önemli. En başından beri harf devrimi ile ortaya çıkan bir gariplik ile sürekli değişen müferedatlar ile kuşaklar arasını açan sürekli değişiklik gösteren eğitim sistemi..Tamamına bakınca gerek ulusal ve gerekse küresel bağlamda konu bir takım habis mahfiller dışında tüm insanlık için oldukça önemli konu. Tabi biz İK’cılar içinde ciddiyetiyle ele alınması gereken, görev tanımı, iş analizlerinde ortaya çıkardığımız verilerde iş ve kişi ve dahi takım konusunda kişilik ve kişilik tiplerini de hesaba katarak büyük ölçekte ele almamız gereken yüksek verimlilik, kar ve devamlılık için gereken kişiyi, gereken konum, şekil, şart ve görevde işe almamız, tüm İKY metodlarında buna göre davranmamız gerekiyor. Zor zenaat 🙂

  • Cok guzel bir yazi, tesekkurler. Bu yeni kusaklar ile ilgili tartismalarda dikkati cekmek istedigim bir konu var; kisaga gore sekillenmesi gereken biz x kusaklari. Bizim sirkette son donemde surekli, uzerine bastirila bastirila konusulan aman y lere dikkat edin, soyle yaparsan gider, boyle davranirsan kacar vs vs. E giderse gitsin diyesim geliyor acikcasi, saygisizlik ve kusak degisim ve davranislari arasindaki cizgiyi sasirmamak lazim sanki…

    • Zeynep hanım merhaba;

      Gerçekten bu konu çokça gündemde olan uzun uzadıya tartışılması gereken bir konu. Hele ki ortada bilimsel veri olmadan konuşulmasını ben doğru bulmuyorum. Sırf birilerinin durumunu idare etmek için çalışma ilkelerinden vazgeçmeyi de doğru bulmuyorum.

      Selamlar..

Yorum Yapın

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.